| Sevgili Oakland, Tebrikler |
|
Anarchist People of Colour Sevgili Oakland, Tebrikler 7 Ocak gecesi biz sizinleydik, siz benimle, bir an için geleceği gördüğümüzde: Gülümsedik ve sarmaş dolaş olduk ateşler yakarken, pencereleri aşağı indirirken,mülk yok ederken, her zaman olduğu gibi hem büyük hem de küçük iş yerlerini. Geçici yüz maskeleri için ip uçları paylaştık, bir nefes alabilmek için kaldırımda birlikte durakladık, polis üzerimize gaz atarken ya da yanlış hedef seçerken “sakin ol! Koşma!” diye hatırlattık kendimize: biraz saldırı, biraz zorlama, biraz koşma. Zaman zaman koptuk ama yeniden bir araya geldik ve fark ettik ki şehri istediğimiz şekle sokabilirdik. Geceye saçıldık, hep dinginlik için çağrı yapan polis ve liberal politikacıların tıpatıp aynı canavarlıklarını aşarak, tanıdık yüzlere yakın durarak, fakat her zaman bir yabancıyı koruyarak. Burada bu mektubu sözlerimizin sıklıkla başarısız, sadece ateşlerimizin zafere ulaştığını bilmemize rağmen yazıyoruz.Ama bırakın bu mektup cesaretin sözü olsun. Bırakın mahkemede gözlerinizi yargıca diktiğinizde, size suçlu dediklerinde bir teselli olsun. Bizi hapishane zindanlarında, hizmet sektöründe veya bize silah doğrultmaya ve vurmaya hakları olduğunu düşündüklerinde sessizce izlemeyiz. Bırakın bu söz sizinle olsun. 1 Ocak sabahının erken vakitleri kaza değildi, aynı 7 Ocak gecesi yakılan ateşin olmadığı gibi. Yedisinde yıkımı kötüleyen ve sadece kesinlik isteyen, planlı bir hedefe yönelmiş planlı bir eylem bekleyerek erken terk eden kişiler var. Planımızın insanlığı yeniden inşa etmek ve hedefimizin şehir olduğunu bilmiyorlar. Bize kendi meşruluk turnusollarını dayatıyorlar. Vahşi hevesimizden korkuyorlar, özgür insanlığımız için kendini beğenmiş bir küçümseme içindeler, kendi sıkıcı kapitalizm eleştirileriyle bizim melez köpekler olduğumuzu düşünmek istememek arasında paralanıyorlar ama öyle olduğumuza kalpten inanıyorlar. Onları her zaman görüyoruz: Değişime yol açam isteyen ve güçlü bir megafon teranesine yol açan Fatih Napolyonlar.Onların sizi suçlamasına ya da kınamasına izin vermeyin. Eğer yardımcı olacaksa, bırakın bu söz sizle olsun. Bilmiyorlar ki bizim gücümüz orta yola hizmet eden küçük şirketlerin yakınlıkları gibi, onlar için bitmek tükenmek bilmez saatlerce çalışmamız için bize iş veren şirketlerinki gibi, sapkın veya diğer olduğumuzdan şüphelenelerinki gibi görünmek zorunda değil. Şimdi değil, daima değil, ama özellikle bizi öldürdüklerinde, hapsettiklerinde, her gün bizi aşağıladıklarınde hiç kimsenin tepki vermediği bir dünyada yaşadığımız zaman değil. Günlük yaşamımızda tek bir tane bile insan hakları delegasyonu yok sadece kapitalist kaleleri koruyan hizmet ajanları ve herkes için en iyisinin ne olduğunu bildiklerini iddia eden liberaller var. Hiçbir gösterişli araba, hiçbir Obama/Biden tampon yapıştırmaları, hiçbir küçük işletme bizi engelleyemez, ya da kendi deneyimlerimize ihanet etmemizi sağlayamaz. Araba camı için, güzellik salonu için, tekel bayii için yas tutacak değiliz, tıpkı McDonalds ya da bir banka için tutmadığımız gibi. Her gün nefesimizin kesilmesine üzülürüz ve biber gazının etkisi geçtiğinde gerçekliğin nefesini içimize çektiğimiz için sevinç duyarız. Sonunda insanlığı bulduk, hep beraber. Bu, bu hafta daha hafif bir adımla yürümek için, bu hatırayı tarihimize kazımak için, gelecek için hayallerimizi yeniden düşünmek için bir sebeptir. Neyin olanaklı olduğunu bir kez daha anladık sayenizde: birbirimize karşı narin ve sabırlı olmak, öfkemizi biriktirmek ve bizi yok edenlere karşı şüphe duymak. Kalpten duygularla sizi tebrik ediyoruz. 7’si gecesi tanıştığımız ilham verici bir kadının sözleriyle: “Korku dolu bir hayat yaşıyoruz, ve bu gece onların korkmasını istiyoruz,” Sıradan işler yok, her zaman insanlığa doğru. Barbarlar,Suçlular, POC Anarşistleri, Asiller. Chiapas’taki günlük gerçekliklere, Yunanistan’daki anarşistlere ve Araplar’a, Gazze’deki sivillere ve militanlara, Yeni Okul’un önerilerine, Oaxaca’daki anarşistlere, radyoya ve barikata, Atenco’daki mahkuma, Watts’ın mirasına, Osaka’daki gündelik işçiye, St.Petersburg’daki ayaklanmaya, Burmese anti-faşistlerine, Cincinnati ayaklanmasına, Benton Limanı’nın asaletine, Fransa taşralarının asaletine, Afganistan’daki çiftçiye, Milan’daki Çinli’ye, Ungdomshuset gençliğine, Şili’ki militanlara, şerefimizin utancımızı yendiği, gücümüzün kollektifçe kendini ispatladığı, duygularımızın topluca ve kollektifçe kendini açığa vurduğu, insanlığın doğduğu ve nefes aldığı, hiçbir kültürün yok edemeyeceği insani duyarlılığa sahip olanların bulunduğu her yere, ne mutlu ki her yere, dostça selamlar. İleri! Tutuklananlar için, Ulusal Avukatlar Derneği’nden dostça yasal destek verildiğini duyduk: 415 285 1011 Sokaklarda buluşmayı tercih ederiz ama: news.infoshop.org | indybay.org | illvox.org | sfbayview.com | daysinapril.blogspot.com anarchist people of colour Kaynak: http://www.indybay.org/uploads/2009/01/13/oaklandcongratulations.pdf |