Sanal'da Ara

UYANIN!! Elinizde Aristo'dan Daha Güzel Bir Şişe Var... - SchNEWS PDF   E-mail

Yunanistan'da mücadeleye devam

 

15 yaşındaki punk'ın katledilmesinden sonra Atina'da isyanlar patlak verdi

 

 

 

 

 

 

Altı gündür süren sert isyanda, bankalar ve hükümet binaları yanıp kül oldu, polis karakolları molotof kullanan binlerce öfkeli eylemciyle kuşatıldı. Üniversiteler işgal edildi, genel grev ilan edildi, muhalefet yeni seçimler için çağrıda bulundu ve bütün bunlar olurken iktidardakiler ortalarda pek görünmüyordu. Atina'daki tıp fakültesi öğrencileri, Sağlık Bakanı’nı bakanlık binasında bir saat kadar rehin tuttular. Birkaç kabine üyesi olaylara ilişkin demeçlerinde, kendileri için yapacak hiçbir şeyin olmadığını beyan ederek kaos ortamından sıyrılmaya çalıştılar. Toplamda 600 binanın hasara uğradığı ve 200 milyon euro değerinde zarar oluştuğu biliniyor.

 

Her şey geçen Cumartesi 15 yaşında bir punk olan Alexis'in polis kurşunuyla öldürülmesi sonrası başladı. Faşist polisin işlediği bu soğukkanlı cinayet cep telefonu kameralarına yakalandı ve polis karşıtı isyan dalgası için bir kıvılcım oldu. Yunan polisinin gözyaşartıcı bombalar ve coplarla verdiği ani yanıtlar durumu şehir çapında bir isyana çevirdi ve genç anarşist punklar polis hakkındaki düşüncelerini söyleyebilme fırsatını buldular, polislerin anlayabileceği tek dilde.

 

Eylemciler ve polis arasında çatışmalar devam ederken, Yunanistan sokakları yanan polis arabaları ve isyan önleme araçlarla dolmuş durumda. Salı günü çevik kuvvetin komuta merkezi ve parlamento binası kuşatıldı. Gösterilerin ilk günlerindeki, eylemcilerin öfkesinin biteceğine dair söylentilere karşın daha dün (11'i) yaklaşık 12 polis karakolu saldırıya uğradı. Irkçılık ve canilikleri gibi sağ gruplarla olan bağlantıları da dillerdedir Yunan polisinin. 70'lerden, faşist albayların sonu geldiğinden beri hiç yenilenmediler. Aşağı yukarı bütün Yunanlıların, polislerin caniliğiyle ilgili bir hikâyesi vardır. Yunan polisi genç çocuğu öldürdükten sonra, her zamanki kibirli yolu izleyerek, olayı seken bir kurşunu sebep gösterip çarpıtmaya çalıştı. Ancak ''sadece onun ayağına nişan almıştım'' demek kabul edilir bir savunma değildir. Çünkü eğer kişi bir çocuğa ateş etmişse, zaten sınırını çoktan aşmıştır.


Ancak Yunanistan gençliği ve yaşlı nüfusun da büyük çoğunluğu polisin bu yalanlarının farkında görünüyor. Gösteriler polis karşıtı protestoların ötesine geçerek, hükümet karşıtı doğrudan eylemlere dönüşmüş durumda. Yunanistanlılar yıllardır yoz ve kifayetsiz hükümete katlanmakta, devlet zenginliklerini çarçur ederken ve maddi ilerlemelere dair umutlarını kırarken izlemekle yetinmekteydiler.


YUNANLILAR ÖĞRENİYOR

 

Olaylar orta sınıfı derinden etkileyerek uç bir noktaya ulaştı. İşçi sınıfı ve işsizler zaten güçlüklerle uğraştıklarından bu çalkantılı dönem onlara şok edici bir etkide bulunamaz. Zenginlere gelince; işçileri yoksullaştırmaktaki dostları orta sınıf olduğu sürece geceleri rahatça uyuyabilirler. Ancak orta sınıf sarsıldığında zenginler tehlikede olduklarını anlarlar.


Yunanistan'da 800 euro kuşağı olarak bilinenler (mezun olduktan sonraki işlerde aylık 700 sterlin'e çalışacak olan sözde “nezih” orta sınıftan yüksek vasıflılar) Avrupa Birliği’ne girilmesinin, Kuzey Avrupa formuna (refaha ve fırsatlara) kısa yoldan bir geçiş sağlayacağını umuyorlardı. Ancak elde edebildikleri İngiltere’deki fiyatlarla Doğu Avrupa’nın maaşları oldu ve ülkelerinin nasıl olup da ölüm çağına ilerlediğine dair sohbetlere başladılar.


Gerçekten ilginçtir ki; sokaktaki insanlar devlete meydan okumak için anarşist pankartların arkasında toplanır oldular. Yunanistan Indymedia dünyadaki en aktif yerel indymedia sitesi olarak görülmekte ve giderek zayıflayan Stalinist grupların yaşlı muhafızları, 1989'dan beri parlak bir fikir öne süremediler.


Bizimle konuşmaya istekli Atinalı bir solcunun anlattıkları şöyle: ''Yunanistan yayından fırlayacak bir ok gibi. Şuan burada imkânsız görünen bir durumun içindeyiz. Bütün umutlarımız aniden yıkıldı. Burası fakir bir ülke ve doğal olarak insanlar uysal ama insanların umutlarını çaldığınızda her şey mümkün olabilir. Sadece birkaç yıl önce, anarşistler büyük çoğunluk tarafından sorun çıkaran ayaktakımı olarak görülüyordu. Ancak herkes birden radikalleşti. Bir örnek vereyim: Bazı arkadaşlarım, süpermarketlerden malzeme çalıp fakirlere dağıtan anarşist grupların içinde. İnsanlar birkaç yıl önce bunu duymak bile istemezken, anarşistler şimdi bunu yaptıklarında takdir ediliyorlar.''


Ve olası ki, yalnızca olası ki, Yunanistan’da olan bitenler sadece bir başlangıç. Kıvılcımı (Alexis’in ölümünü) ve özgün yerel meseleleri (neredeyse mor-damarımızın bile, hükümetin yeterlilik ve erdem numunesi gibi görünmesini sağlayan bir hükümet) bir kenara bırakın; geriye kalan birinci dünya ülkelerinde görmeye başladığımız şey, kredi-sıkışıklığının (daha iyi bilinen ismiyle bir resesyonun) etkileri. Yunan ekonomik mucize-dışılığının altındaki halıyı kaldıran baskıların aynıları İngiltere’de de var; buradaki tek fark, insanların göreli zenginliğinin, onları yükselen yiyecek ve petrol fiyatlarından koruyan bir kalkan oluşturması. Yunanistan’da bir somun ekmeğe veya otobüs biletlerine yapılan birkaç kuruşluk zam, belki birileri bununla ilgili bir şeyler yapabilir ve belki, bunu yapacak olan belki de bizlerizdir gibisinden İnsanlığa yönelik imalarda bulunan horuldanmalara dönüşüyor.


Obama'nın Chicago'daki mahallesinde olan fabrika işgallerini ve İtalya'daki genel grevi (ayrıca İzlanda'daki sert protestoları) göze aldığımızda, bu yerel hareketler uzun süredir yaptıkları yanına kâr kalan bencillere ve kendini beğenmişlere karşı çıkan genel bir hareket içinde bütünleşecek gibi görünüyor.


Birçoklarına ilham kaynağı olan Yunanistan'daki anarşi (ve anarşizm), Avrupa çapında yayılmaya başladı. The Times gazetesi ''İtalya, İspanya, Rusya, Danimarka ve Türkiye'de ayaktakımı şiddet içeren eylemlerde bulundu'' gibi haberlere yer verdiğinde, anlıyoruz ki bir şeyler olup bitmekte. Bakıldığında Almanya, Melbourne, New York ve daha birçok farklı ülke ve şehirde dayanışma eylemlerinin yapıldığı görülür. Britanya Adası da eğlenceye katılanlar arasındadır. Zira; geçtiğimiz günlerde, yüzlerce insan Edinburgh'da Yunanistanlı yoldaşlarını desteklemek için yürüdü, Londra'da Yunan elçiliği kapatıldı ve Bristol'da 30 polis aracı saldırıya uğradı. Benzer şekilde Newcastle, Leeds ve adadaki daha birçok şehirde eylemler yapıldı. (Yunanistan’ın ulusal taşımacılık şirketi) Olimpik Havayolları da Çarşamba günü eylemciler tarafından ablukaya alınmıştı.

 

 

 

 

 

Kaynak: http://www.schnews.org.uk/archive/news659.htm