Sanal'da Ara

Türkiye Sınırları Dışındaki Anarşistlerle Söyleşiler PDF   E-mail
                              mayday  

AKA: 

 

1-) Sizin topraklarınızda anarşistler 1 mayıs işçi bayramına katılıyor mu? Katılıyorlarsa, neden ve nasıl katıldıklarına dair kısaca bilgi verebilir misiniz? Katılmıyorlarsa neden? (örneğin Berlin'de işçi gününün yemek , içmek ve şarkı söylemek için bir tatil günü olarak algılandığına dair; kapitalizme, devlet baskısına, küresel krize, g8'e g20'ye karşı herhangi bir eylemde bulunulmadığına dair dedikodular dolaşıyor vs.)

 

2-) Nedenleriyle birlikte, sizce anarşistler 1 Mayıs eylemlerine katılmalı mı?

 

İTALYA

 

Merhaba AKA,


1 Mayıs İtalya'da da tatil, ve muhtemelen pek çok insan onun herhangi bir tatil günü olduğunu düşünüyordur. Bu bir ölçüde 8 Mart'ta ve (İtalya'da faşizmin bozguna uğratıldığı gün olan) 25 Nisan'da olanlarla hemen hemen aynıdır. Bazen farklı tip örgütlerin (kolektifler, partiler, sendikalar) çok da yaygın olmayan bir şekilde yerel insiyatifler aldıkları görülüyor, ama aslında gelenek haline gelmiş iki ulusal "kutlama" yapılıyor.

Bunlardan ilki Roma'da CGIL, CISL, UIL gibi büyük sendikaların örgütlediği ve ulusal kanallardan da canlı yayınlanan, gün boyu süren konserler. Bu oldukça gerçeküstü bir olay, çünkü aynı zamanda hem politik hem de tümden apolitik bir hava yaratılmaya çalışılıyor (içerik ve davet edilen sanatçılar bağlamında). Ek olarak, bu sendikalar oldukça muhafazakar ve bu sene durum biraz komik, çünkü en solda kalan sendika, CGIL, diğer ikisinin aksine kapitalist sendikayla anlaşma yapmayı kabul etmedi  (ki bu bile onlar için fazla iyi).

 

Diğeri Milan'daki 1 Mayıs yürüyüşü. (http://italy.euromayday.org) Bu, "Avrupa 1 Mayıs İnisiyatifi"nin (http://www.euromayday.org/) bir parçası ve otonom kollektifler (kendiliğinden örgütlenmiş çevreler, RdB-CUB ve diğerleri gibi tabandan örgütlenen sendikalar) tarafından, bir karnaval ruhuna sahip olmasına rağmen, güçlü bir politik anlayışla örgütleniyor.

 

Evet, 1 Mayıs'ın mümkün olduğunca olan politik (aynı zamanda eğlenceli) bir eylem günü ya da en azından politik anlama sahip bir gün olarak ele alınması gerektiğini düşünüyorum, ama bu koşullara bağlı bir şey elbette. Örneğin Milan'da, 1 Mayıs yürüyüşünün örgütlenmesi başarılı olabilir çünkü emekle ilgili konularda  yıl boyunca aktif olan -en azından olmaya çalışan- gruplar (örneğin http://www.chainworkers.org/) tarafından destekleniyor ve onu bir "gelenek" olarak yaşatmayı da beceriyorlar.

 

 

YUNANİSTAN

 

Merhaba yoldaş,

 

Sorunun ilk kısmını halihazırda cevaplamış olduğumuzu düşünüyorum. 1 Mayıs "kutlama"larına anarşistlerin katılımı hakkında birşey bilmiyorum. Fakat "1 Mayıs tatil değil, grev günüdür" sloganı yıllar boyunca söylenegeldi. Söylediğim gibi, faşistler burada iktidardayken 1 Mayıs'ı "bahar bayramı"na çevirdiler. Bu hala birçok insanın bilincinde böyledir. Kişisel olarak, bilgi yaymak için kullanılan herhangi bir yolun mücadele için en iyi yol olduğuna inanıyorum, fakat belli günlere mahsus eylemlerden kendimi uzak tutuyorum, çünkü bunlar halkın gözünde bir demagojiye dönüşüyor. Fakat eylemlere ilişkin görüşüm sadece bana aittir, fikirlerimin süzgecinden geçirdiğim kendi kişisel yargılarımdır. Anarşistlerin 1 Mayıs'lara katılması gerekip gerekmediği ile ilgili ikinci soruna gelince, bunu başka bir şekilde cevaplamak isterim: Bugün 8 saatlik iş günü diye birşey var mı? YOK. Öyleyse neyi kutlayacağız? Belki de insanlara ellerinde olmayan bir şeyi kutladıklarını kanıtlayabilecek bir eylem, sistemin beyinlerine saldığı sanrıları yıkmak için iyi bir yol olabilir. Bilgi ve belge için aynı zamanda indy.gr'de de linki bulunan temel kaynağım www.black-tracker.gr adresini tavsiye edebilirim. Yunancadır fakat İngilizce bir sürü şey de bulabilirsin. Sevgili yoldaşım, daha sormak istediğin herhangi bir soru varsa bana, yöneltmekten çekinme. "Sen, ben ve bu dünyadaki her insan, bir nehirdir, akan ve dünyayı değiştirme gücüne sahip olan bir nehirdir "

 

Özgürlük için mücadele eden ve rakı içen herkese, dayanışmayla...

 

 

İSRAİL

 

1-) İsrail'de Anarşistler, 1 Mayıs'ta meydana çıkıyorlar fakat ana akım işçi hareketiyle birlikte değil. Aslında, bir kaç sene önce sol-siyonistlerin bir gösterisine anarşistler kendi sloganlarıyla katılma girişiminde bulundular, fakat örgütleyenler tarafından engellendiler. Düzenleyenler bazı anarşistleri tutuklamaları için polisi çağırdılar ve bu konudaki mahkeme davası sürüyor. Bu şaşırtıcı değil çünkü sol-siyonist hareket ve Yahudi işçi hareketinin büyük bir kısmı, İsrail'in ırkçı politikalarını destekliyor ve kendini onunla özdeşleştiriyor. Örneğin şu makaleye göz atabilirsin: http://electronicintifada.net/v2/article10379.shtml

 

2-) Emek davasının yanında yer alan birçok emek hareketine rağmen, halkın denetiminde doğrudan bir mücadeledir 1 mayıs. Her ne kadar amaçları biraz sınırlı olsa da. Nihayetinde, 1 Mayıs'ta ismi anılan bir çok Haymarket şehidi anarşisttir. 

 

ABD

 

1-) Berlin'de neredeyse her zaman, anarşistler ve diğer sol gruplar tarafından yürütülen eylemleri içeren Devrimin 1 Mayıs'ı vardır. 1 Mayıs için ABD'de bir yerlerde anarşistler tarafından bir şeyler yapıldığını düşünüyorum, fakat bu şehirde, kendim dışında anarşist bilmiyorum. 

 

ABD'de, Emek Günü bir kaç ay geriye -yaza- alındı çünkü asıl amaç Şikago'daki Haymarket katliamını hatırlamak oldu. ABD emek tarihi, hakkında konuşulmayan bir konu, çünkü kimse insanların 19 ve 20. yüzyıllardaki kanlı mücadeleleri hatırlamasını istemiyor. 

 

2-) Bence Şikago'da ve dünyanın her yerinde grevdeyken katledilen işçileri anmak önemli, 1 Mayıs da bize bunu gerçekleştirme şansı veriyor. Gelecek için çabalarımızı tazelerken, bize bırakılan mücadele mirasını unutmamalı ve geçmişte adalet için savaşanları onurlandırmalıyız.

 

 

RUSYA/İNGİLTERE

 

1-) İlk soru "senin ülken" derken neyi kastettiğine bağlı. Şimdi Rusya Devleti tarafından kontrol edilen Sovyetler Birliği'nde doğdum. Orada anarşist hareket şimdi pek de yok değil, duyduğum birkaç grup var fakat kişisel olarak, en azından ülkenin batısında bir anarşist "hareket"in varlığını hissetmiyorum. Neyse ki bu değişiyor, evet 1 Mayıs'a, SSCB'nin devlet kapitalizmi dönemindeki gibi devletin askeri alanlardaki, nüfus kontrolündeki başarılarının kutlandığı bir tatil günü olarak değil de anarşist eylem günü olarak bakmaya başlayan insanlar da var.

 

Şu anda, İngiltere'de yaşıyorum ve buradaki anarşist eğilimlere doğduğum yerdekilerden belirgin olarak daha yakınım. Eylemler bütün bir hareket yerine, zaman zaman bir araya gelen gruplar tarafından yürütülmesine rağmen, buradaki çoğu anarşist 1 Mayıs'ın farkında en azından. Bazı çatı örgütlenmelerin nizami bir biçimde örgütlediği büyük gösteriler de oluyor. Fakat kişisel olarak ben onlardan uzak duruyorum, çünkü kendi içlerinde örgütlenmenin son noktası olma eğilimindeler. 

 

2-) Değişir. Eğer 1 Mayıs için örgütlenmek diğer eylemlerin enerjisinden çalıyor ise muhtemelen verimli olmaz. Yılda bir gün insanların anarşist olduğu bir "anarşist noeli" tarzı bir şey yaratmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Fakat, eğer bu gün bölünmüş hareketlerden farklı insanları bir araya getirmek için kullanılacak ve onlar en azından kendilerini ilgilendiren konularda birlikte çalışmaya devam edecekler ise, elbette bunu desteklerim.

 

Irak'ta öldürülme korkularından dolayı İngiltere'den sığınma hakkı isteyen Iraklı LGBT'lere destek gösterisinden bir fotograf gönderiyorum. Gösteri küçüktü, fakat her yerden farklı geçmişlerden ve düşüncelerden insan vardı... ve bu tip gösterileri düzenlemeye devam ediyorlar. Bu tam da benim desteklediğim eylem şekli (fotoğrafta görünenden daha fazla insan vardı :) )

 

 

 

ALMANYA

 

1-)  Evet, FAU (Almanya'nın en büyük anarko-sendikalist işçi birliği), DGB (işçi sendikaları birliği) tarafından örgütlenen 1 Mayıs ve "Avrupa 1 Mayıs"ı gösterileri için her yıl katılım çağrısı yapıyor. Yeni değil, epeydir hasta ediyor beni bunlar. Ne yazık ki FAU'dan gösteri için daha fazla açıklama gelmedi, sadece: kendimizi kara-kızıl bayraklarda görüyoruz yazdılar. Başka gösterilerde gördüğüm kadarıyla FAU var olan büyük gösterileri düşüncelerini (kuşlamalarla) yaymak için bir platform olarak kullanıyor, iletişim kurmak ve kendilerini işçiler tarafından bilinir kılmak için (yürüyüş başlamadan önce karakızıl bayraklar sayesinde herkes tarafından fark edilebilen bir toplanma noktaları vardır, burada insanların FAU ile ilgili sorularını cevaplarlar). Bildiğim kadarıyla, 1 Mayıs'a katılım için çağrı yapan tek anarşist örgüt, grup ya da sendika onlar. 1988'den beri olduğu gibi bu yıl da radikal sol tarafından örgütlenen Devrimci 1 Mayıs gerçekleşecek, geçmişte anarşistler de katıldı fakat yürüyüşe anarşistlerin katılması için özel bir çağrı yok. Bu gösteriler giderek daha da çok komünistlerin hakimiyetine girse de,gittikçe daha az politikleşse de, anarşistlere tek bir fırsat sunuyor; polisle mücadele için kendilerini eğitme fırsatı. Çünkü bu yürüyüşler her yıl ayaklanmaya dönüşüyor (bazı yıllar büyük bazı yıllar daha küçük). Büyük bir sorun da şu ki 90'lardan beri Naziler 1 Mayıs'ı amaçları için kullanmaya çalışıyorlar, bu sene bir çok Alman şehrinde yapacakları yürüyüşler,  Köpi (Berlin)'de yapacakları bir sokak eğlencesi anarşistlerin mücadele edecekleri noktalar olacak. Ama elbette, Berlin'deki anarşistler de partiler düzenleyip bu günü kutlayacaklar. :) 

 

FAU çağrısı: http://www.fau.org/ortsgruppen/berlin/art_090409-132708

"Avrupa 1 Mayısı" ing./alm: http://maydayberlin.blogsport.de/aufruf/text-only/

Genel çağrı: http://maydayberlin.blogsport.de/aufruf/

 

Devrimci 1 Mayıs: http://erstermai.nostate.net/

Anti-faşist çağrı: http://1-mai-nazifrei.tk/

 

2-) Evet, bence anarşistler toplumsal mücadelelere katılmak için 1 Mayıs İşçi Bayramı gibi her fırsatı kullanmalıdır. Anarşistler hala azınlık fakat kapitalizmi bu azınlıkla başımızdan defedemeyiz, sistemi alaşağı edebilmek için büyük bir harekete (çoğunluğa) ihtiyacımız var. Fakat bu sadece anarşist teorileri yayarak ulaşılabilecek bir şey değildir, anarşistler anarşiyi deneyimlemelidir, anarşinin gerçekte ne olduğunu ve işe yaradığını insanlara göstermek için. Teori halihazırda kendini anarşist olarak gören insanlar için iyidir fakat sokaktaki ortalama insana sadece kağıt üzerinde var olan iyi görünüşlü teorilerle ulaşabileceğimiz konusunda şüpheliyim. Özellikle toplumdaki kötü anarşi imajından ve ana akım medyanın anarşi kelimesinin (yanlış) kullanımından dolayı... 

DA=Direkte Aktion FAU ‘nun aylık gazetesi

(http://www.fau.org/da/archiv)

 

 

İSVEÇ 

Merhaba AKA,

1-) İsveç'te insanlar,1 Mayıs'a katılır, tabii ki sadece anarşistler değil.

İsveç'te geniş katılımlı bir organizasyondan bahsedemem. 1 Mayıs anarko-sendikalist SUF (Syndikalistiska Ungdomsförbundet) ve SAC'ın (Sveriges Arbetares Centralorganisation) örgütlediği gösterilerle başlıyor. Bu gösteriler genelde Malmö'den Stockholm'e kadar İsveç'in tüm şehirlerinde örgütleniyor. Gösteriden sonra bildiğim kadarıyla Stockholm'de insanlar bira içerek ve şarkı söyleyerek Kafe44'te eğleniyor. Bazı şehirler geçmişte sokak festivallerine dönmek için girişimlerde bulundular.

http://en.wikipedia.org/wiki/Kafé_44

2-) Sosyalistler de olabilir, hangi grup olursa olsun, ama anarşistler 1 Mayıs çatısı altında eyleme geçmelidir. Tam da şimdi, İsveç en kötü günlerini yaşarken, hükümet, işçilere, öğrencilere, hatta yaşlılara hayatlarını zindan eden en kötü neo-liberallerin elindeyken. İsveçli neo-liberaller kendilerini işçilerin partisi olarak ilan etmeyi bile deneyerek, 1 mayıs gösterileri düzenlemeye başladılar. 

http://www.youtube.com/watch?v=jG0yU7FLo88&NR=1

http://www.youtube.com/watch?v=IJpLGhvlPUo

http://www.youtube.com/watch?v=C17Pym3iyv4

http://tinyurl.com/kusl2y

http://tinyurl.com/mdws25

Sokağı geri ele geçirme konuşması:

Ne zamandır şehirlerimizin kendilerinin olduğunu iddia edenler sokaklardan bizi dışladılar?

Biz kahrolası iki odalı evde onbeş kişi yaşarken zenginler için ev inşa etmek neden?

Başka yerlerde dünya kadar olay olurken polislerin bize bakması neden?

Genç insanların onlara şüpheli görünmesi neden? Yanlış yerdeler mi yoksa saç renkleri mi yanlış? Gerçekten biz nerede olmalıyız? Biz, kahrolası  yerlerde oturup da şampanya içmeye gücü yetmeyenler, ya da oralara girmek için yeteri kadar yaşlı olmayanlar, yeteri kadar İsveçli olmayanlar.

Kahrolası mahallemizde yürürken niye polis bize suçlu gözüyle bakar?

Görünür hiç bir sebep olmadan durdurulup sorguya çekilmemiz neden?

Patronunuz maaşınızı ödemediğinde polisler nerede?

Öğretmeniniz ırkçı sözler sarf ettiğinde polisler nerede?

Polis sizi dövdüğünde polisler hangi cehennemde?

Peki, on iki tane 12 yaşında çocuğu tutukluyorlar, çocuklarımıza ve kardeşlerimize silah doğrultuyorlar. 

Bizim gösterilerimize saldırıyorlar ama Nazileri koruyorlar. 

Her zaman olduğu gibi, bütün enerjilerini, bizim gibi çalışamayacak veya çalışmayacak olanları cezalandıracak olan, okulların, binaların, iş yerlerinin, gözetleme alanlarının, iğrenç yaşamları boyunca bir gün olsun çalışmak zorunda kalmamış, sahiplerini korumak için harcıyorlar.

Sorun olarak gösterilen biziz, kirli alanları, göçmenlikten kaynaklanan sorunları, göçmenliği sorun olarak gösteren biziz.

 

Sorun hakkında konuşalım. Bunkeflo, Hyllieby, Friedhem! Burada bizden çekip alanlar yaşıyor. Burada bizim işimizle, paramızla, yaşamak bir yer için ödememiz gereken kiramızla yaşayanlar yaşıyor! 

 

Açık mekanlar istiyoruz, ama işte cam alış-veriş merkezleri!

Çevremizde güvenlik istiyoruz ama işte ırkçı polisler!

Kendi mekanlarımızı, kendi çevremizi istiyoruz!

Bizim olanları alıp kendilerinin yapan zenginlerden korunmak istiyoruz.

 

Yarın 1 Mayıs, bizimle birlikte ebeveynlerimiz, arkadaşlarımız ve diğer işçiler bu sokaklarda yürüyecekler, ama bu sokaklara sahip olduklarını iddia edenler ise uzak duracaklar.

 

Bugün de, yarın da, bize ait olan alanları geri alıyoruz.

 

Unuttukları bir şey var! Binalara, işyerlerine, caddelere, karakollara, okullara sahip olmakla onlar olamazsınız!

 

Biz bu sokaklarız, işyerleriyiz, okullarız, karakollarız, binalarız!

Biz Malmö'yüz ve bugün, bu kahrolası kentin bizim olduğunu onlara gösteriyoruz!